top of page

Edebi Hedeflerin Ardından

12 hours ago
4 min read

Bir yıllık üretimin muhasebesi, değişen alışkanlıklar ve yazmaya devam etmenin farklı yolları üzerine


Geçen sene bugünlerde, çıkış noktamı tam olarak hatırlayamasam da edebi hedefler belirlemiştim. Buna göre o dönemde yazdığım şiir, düzyazı ve öyküleri belirtip 2026 süresince buna olan bağlılığım konusunda bir tür teşvik yazısı yazmıştım. Elbette kendim için olduğu kadar, düşündeş olan arkadaşlar için de bir tür ittirici unsur olmasını umdum. Bir dönüm noktası olarak belirlediğim eylül sonunda, yıllık üretimlerimizin istatistiklerini gözden geçirerek geriye dönük bir bakış atma fırsatı yakalayalım istedim.


Konuyla ilgili geçen sene yazdığım yazı ise şöyleydi; öncesinde onu okumak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.


Şahsi bir takım hedeflerim vardı. İlkinin kitabımı çıkarmak olduğuyla ilgili not almışım. Tekrar okuyunca hatırladım açıkçası. Şimdi düşününce, üstünden geçip giden zaman sonrasında epey garip ve sevindirici geliyor. O hâlde yeni hedef, potansiyel barındıran diğer içeriklerimi düzenlemek/tamamlamak olmalı. 2027 için de bu hedefi koymuş oluyorum kısacası. Onlarca sayfalık kurgulara geri dönmek, onları baş belası birer yük gibi görmekten vazgeçmek (Kimseye kulak asma GRRM, seni gayet iyi anlıyoruz) ve nihayet bir sona kavuşturmak gerekli.


Devamında edebi yolculuğu kitaplarla taçlandırmışım. Yıllık bazı hedefler koymayı her daim tercih ediyorum; geçen sene de dile getirmişim. Bu konuda en önemli kriter bence zorunluluk hissini taşımamak. Sakince, merakla, içtenlikle hareket etmek. Bunun birisiyle, kendimize verdiğimiz sözlerle ya da ömrümüzle olan bir tür yarış olmadığı bilincini edinerek hareket etmek. Zira hayatta yapılacak çok fazla şey var. Şey diyorum, adını siz koyun. Bu durumda kitap okumak her ne kadar değerli, gerekli ve eğitici olmaya müsait bir aksiyon olsa da bunun da (istesek de istemesek de) sınırlı olacağı gerçeğini unutmayalım. Ve bu gerçeği, “sıkışık bir vaziyet içinde bulunmak” olarak görmektense bazı şeyleri kontrol edemediğimiz algısıyla karşılayalım derim.


Bu yüzden, sene başında otuz altı kitaplık bir eşik oluştururken zaten muhtemelen kırk sekiz civarı kitabı okuyabileceğimi düşünerek hareket ettim ben de. İlkgüz’deki kitap kulüplerimiz sayesinde ayda en az iki kitap okuma fırsatı buluyoruz. Bunun yanında okumak için can attıklarımız da olursa bu sayıya erişmek işten bile değil zaten. Yine de hayat bu, on iki olursa on iki olur. Bu bir başarısızlık değildir.


Photo by Ugur Akdemir on Unsplash
Photo by Ugur Akdemir on Unsplash

Yazmayı seven biri olarak kişisel meydan okuma ve hedefler koyma konusu bana kalırsa en önemlisi ve çaba isteyeni.


Yıllar öncesinde tasarladığım hedefleri inceledikçe bu sürecin nasıl ilerleyebileceği konusunda üç aşağı beş yukarı bir fikre kavuşabildim. Tahminimce siz de kendi açınızdan bunun nasıl gelişebileceğini öngörebiliyorsunuzdur.


Kitabımda da ele aldığım edebi biçimler olarak şiir ve düzyazı üretimlerimi sürdürmeyi istiyorum. Ancak görünen o ki bu sene, en azından geçen seneye kıyasla oldukça kısır geçmiş görünüyor. Bu planı yaptığım eylül 2025’ten o yılın sonuna kadar yazdıklarım (kayıtlarımda şiir, İngilizce şiir ve düzyazı olarak sınıflandırıyorum), 2026 boyunca yazdıklarımdan fazla. Zira bu sene içerisinde altısı Türkçe, üçü İngilizce toplam dokuz şiir ve on dört de düzyazı örneği üretmişim. Bu büyük düşüşün sebeplerini düşündüm elbette.


Zannediyorum ki bunun en büyük örneği kitabımın yayımlanışı oldu. Tahminimce, içerik açısından bir tür dönemsel doygunluğa ulaştım. İçerikler açısından kendimi tatminkâr bir pozisyonda ve sanırım bu sene ipin gevşemesine izin verdim. En azından varsayımım bu yönde. İçgüdüsel bir rahatlığa ulaştığım için, geçen sene düşündüğüm “haftada bir şiir yazmak” projesi de elbette hiç oldu. Bu durumu da 2026 boyunca gözlemleme fırsatı yakalama şansı buldum kısacası.


Bir diğer nedenin ise bu sene görece durağan bir yaşam sürmemle alakalı olabileceğini düşünüyorum. Hem zihnen hem bedenen pek hareketli bir sene olmadı diyebilirim. Olduğu anlarda ise üretkenliğimin kesinlikle arttığını, tuttuğum notlarımda ve ay bazındaki çıktıların sayısındaki kıyasta açıkça görüyorum. Bu bağlamda varsayılan gidişatın dışına çıkmak, yeni deneyimlerle dolmak büyük etki yaratıyor.


Son bir neden ise muhtemelen okuma yapılan türlerle alakalı olmalı. Shakespeare sonelerini okuduktan sonra sone tarzı şiir yazdım. Wagner librettolarını okuduktan sonra teatral ve fantastik havanın yardımıyla şiirsel düzyazı notları çıkardım ya da Borges’in şiirle alakalı konferans notları sonrası imgesel ve derin anlatım çabalamalarım oldu. Yazmanın öncülünün okumak olduğunu bu sene de tasdiklemiş oldum.



Öte yandan bu, üretimlerimi durdurduğum anlamına gelmiyor. Örneğin İlkgüz bünyesinde kurgu kulübünün mini kurgu etkinliklerinde aylık olarak çok kısa öyküler (200-300 sözcük bandında) yazıyoruz. Yaratıcı yazarlık kulübünde ise iki ayda bir olacak biçimde bunu çevrim içi şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle de mini kurgu etkinliklerimizde yazdıklarımız alışkanlığımızı kırmamak için ideal bir aralık sağladı ki bu etkinliği de 2026 başında başlattık. Sürekliliğin haftalık olmaması aslında onu daha verimli ve uygulanabilir kılıyor anlaşılan. Zira vurgunun istekten ziyade zaman sıkışmasında olabileceğini de bu noktada tekrar fark edebilmiş oluyoruz.


Kaldı ki yine kurgu kulübü içerisinde, iki ayda bir olarak yazdığımız kısa öykülerimiz (bunlarsa genelde 1500-5000 sözcük bandında) de sürekli katılım dâhilinde yılda altı ayrı öykü anlamına geliyor ki bu da düşününce sanılandan üretken bir yapı oluşturuyor. Başka kulüpler, yarışmalar, dergiler, yayınlar ya da tamamıyla kişisel zevkleriniz için yazdıklarınız varsa onlar da cabası. Geçen sene eylülden bu yana uzunuyla kısasıyla on üç öykü kaleme almışım.


Photo by Ebru Doğan on Unsplash
Photo by Ebru Doğan on Unsplash

Belki eylülde ya da dilerseniz toplumca kabullenilmiş biçimde yılın sonunda… Edebiyatın tarzlarına ilgi duyuyorsanız, üretimlerinize devamlılık ve disiplin katmak istiyorsanız, okumalarınızı takip etmeyi planlıyor veya eserinizi yayımlatmak istiyorsanız bu sizin için bir işaret olsun. Eğer şu anda zamanı değil derseniz sorun yok. Eminim ki sizin de hazır olduğunuz, kendinizi yeterli gördüğünüz, cesaret ettiğiniz ya da bir düzene girebileceğiniz anlarınız, dönemleriniz olacaktır.


Bu bağlamda ateşinizi harlamak isterseniz:

  • Kitap yayımlatma süreci hakkında bilgi almak isterseniz ilgili yazıma buradan göz atabilir,

  • Kitap okumalarımızı birlikte takip etmek için Goodreads grubumuza buradan katılabilir,

  • Şiir ve düzyazılarımdan derlediğim kitabım Dokuma Sözler’e buradan erişebilir,

  • İlkgüz’de yazılan mini kurgularımızı buradan okuyabilirsiniz.


Ancak belirlediğiniz bu hedef ve meydan okumalarınızı her zaman için bir başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Bahsettiklerimin hepsini entelektüel bir çevrim içi toplulukla beraber sağlamak ve:

  • Farklı temalardan kitaplar okuyup üstünde konuşmak,

  • Aylık periyotlarla mini kurgular üretmek,

  • Kısa öykülere can vermek,

  • Anlık yazmanın keyfine varmak,

  • Filmler hakkında sohbet etmek,

  • Temalar çerçevesince fotoğraflar paylaşmak için edebiyat ve sanat topluluğumuz İlkgüz’ün bağlantılarını buradan bulabilirsiniz.


Herkese keyifli bir sonbahar, tarçınlı bir ekim, gönlü hoş tutan yağmurlar ve üstünde zevkle uğraşacağınız okumalar/yazmalar dilerim.

Comments


Let Me Know What You Think

Thanks for submitting!

© 2023 by Sarnav. Powered and secured by Wix

bottom of page