top of page

Bir Noktadan Fazlası

  • 2 days ago
  • 4 min read

Dilin Sessiz Araçları Arasından Kayıp Gidenler


Okuduklarımızın, yazdıklarımızın ortak bir noktası var. Evet, kelimenin tam anlamıyla noktası. Virgül, soru işareti ve bazen de ünlem! Daha az kullanılan diğer işaretler de paragrafların cümbüşünde ara sıra yer alır, kendilerine has işlevlerini yerine getirmekten geri durmazlar. Bilirsiniz onları; arada sırada karşımıza çıkar ve okumalarımızı buna göre şekillendiririz. Yazdıklarımıza onlarla anlam katarız. Nefes kontrolümüzü sağlar, içimizden okurken bile zihnimizde yankılanan sesin tonunu değiştiririz. Noktalama işaretleri bugünkü konuğumuz. Ancak onlardan ziyade, tarihe gömülmüş atalarına göz atıyoruz.


Bugün bahsedeceklerim arasında bildikleriniz olacak mı bilmiyorum ancak onlara daha önce hiç denk gelmemem beni şaşırttı. Hatta karşılaştığım görseldeki işaretlere bakınca, bunların bir tür internet şakası olduğunu düşündüm. Komik olan ise, kaybolup giden onca ilginç işareti araştırırken çok daha fazlasıyla karşılaşmamdı.


Bunları, kullanımları bakımından olabildiğince kronolojik şekilde vermeye çalışacağım. Araştırdıklarımın hepsine değinip metni uzatmak istemiyorum. Ardından günümüze doğru bir yol çizelim bakalım. Açıkladıklarımı ve bazı diğer şekilleri görebilmeniz için bir görsel de paylaşacağım.


Türkçe çevirileri olmadığından özgün isimlerini doğrudan yazıyorum. Bulabildiğim en eskisinden başlayalım.



Roma’nın ünlü konuşmacısı Cicero’nun özel danışmanı Tiro, uzun konuşmaları hızlıca not alabilmek için binlerce işaretten oluşan bir stenografi (konuşulanları hızlıca kaydetme) sistemi icat etmiş. Bunların en ünlüsü, “et” (Türkçe: ve) yerine kullandığı ve kendi adını taşıyan Tironian et işaretiymiş. Orta Çağ boyunca manastırlarda, kilise ve hukuk metinlerinde kullanılmış. Hatta İrlanda’da öyle yaygınlaşmış ki bugün bile bazı şehirlerin yol tabelalarında “ve” yerine bu işaret görülebiliyormuş. Zamanla yerini ampersand (&) işaretine bırakmış. Yine de Tironian et işaretinin yüzyıllar boyunca ayakta kalması mı daha etkileyici, yoksa bunca zaman sonra başka bir işaretle yer değiştirmesi mi? Pek emin olamadım.


Rönesans dönemine geldik. 1600’lere doğru bir matbaacı, bugünkü soru işaretinin yatay biçimde ters çevrilmiş halini kullanmaya başlamış. Buna percontation point adı veriliyormuş. Amacı, retorik (cevabı zaten bilinen) soruları diğerlerinden ayırmakmış. Yaygınlaşmamış olsa da Shakespeare’in ilk yazmalarında bile rastlanıyormuş. Aslında oldukça kullanışlı da olmuş görünüyor.


Birkaç yüzyıl sonra, ironi ve alay içeren cümlelerin anlatımında yaşanan sorunlara çözüm arayanlar ortaya çıkmış. Belçikalı bir yayıncı ok benzeri bir işaret önermiş. Fransız bir şair ise yine ters soru işaretine benzeyen bir sembol sunmuş. Bu işaret irony mark olarak adlandırılmış ve cümlenin ciddi olmadığını vurgulamayı amaçlamış. Ancak edebiyatta kalıcı bir yer edinememiş. Önceki örneği bunun bir öncülü saymak yanlış olmaz. Sonuçta retorik soruların bir kısmı alay da içermez mi?


Modern döneme geldik: 1960’lar. Sırada interrobang var. Yaklaşık 300 yıl sonra İngilizceye önerilen ilk yeni noktalama işareti olarak dikkat çekmiş. O dönemde daktilolara bile eklenmiş; günümüzde ise Unicode sayesinde hâlâ kullanılabiliyor. Bakınız: ‽ Peki amacı neydi? Aslında özellikle kurgu yazan arkadaşlarımızın rast gelebileceği bir duruma yardımcı olması için düşünülmüş. Bazı diyaloglarda hem soru sorulur hem de bu soru şaşkınlık, korku ya da heyecan içerir. Yani hem soru işareti hem ünlem gerekir. “!? / ?!” gibi kullanımlar teknik olarak doğru sayılmaz; interrobang bu ihtiyacı karşılamak için önerilmiş. Buna rağmen raf ömrü sadece on yıl kadarmış.


Son bir tane daha paylaşalım. Yine aynı dönemde, daha duygusal bir yaklaşım benimsenmiş. Fransız yazar Hervé Bazin, Plumons l’oiseau adlı denemesinde altı yeni noktalama işareti önermiş. Bunlardan en dikkat çekeni Love Point (Point d’amour). İki soru işaretinin kalp şeklinde birleşmesiyle oluşan bu işaret, ortak bir noktayı paylaşıyor. Şair, duyguların yalnızca sözcüklerle değil, noktalama işaretleriyle de ifade edilebileceğini savunmuş. Ancak bu önerilerin hiçbiri yaygınlaşmamış. Yoksa “neyse ki” mi demeliyiz? Siz ne düşünüyorsunuz?


Yazıdaki işaretleri ve daha fazlasını burada görebilirsiniz. Görseli aldığım kaynak bu olsa da, derleyen kişinin kaynakları altta yer alıyor
Yazıdaki işaretleri ve daha fazlasını burada görebilirsiniz. Görseli aldığım kaynak bu olsa da, derleyen kişinin kaynakları altta yer alıyor

Gördüğünüz üzere, neler var neler; üstelik bunlar tümü bile değil. Farklı birkaç işaret için bu iki siteye göz atabilirsiniz. (Site 1 & Site 2) 


Virgüllü ünlemler ve soru işaretleri, tek noktayı paylaşan açılı ünlemler, içinde noktasını barındıran bir spiral, çizimi ustalık isteyen bir başka soru işareti, yaprak formuna benzeyen şekiller ya da bir asterisk (kitaplarda not düşülürken sözcüğün yanına eklenen yıldız) piramidi…


Dönem ne olursa olsun, var olana bir şeyler ekleme ihtiyacı duyulmuş. Eldekilerle yetinilmemiş. Bazen bu fikirler uygulanmış, bazen de düşünce aşamasında kalmış. Asıl merak ettiğim ise şu: Bugün kullandığımız işaretler nasıl bu kadar sağlam biçimde varlığını sürdürebiliyor? Belki de, düşündüğümüz kadar çeşitlenmeye ihtiyaç duymuyoruz. Çoğu zaman üç dört temel işaretle yetiniyoruz. Oysa ne kadar gerekli olduklarının farkındayız; çünkü onlar, sessiz iletişimimizin sesleri.


Bu nedenle yeni işaretler önerenleri anlamak zor değil. Duygular ve anlatım biçimleri çeşitlendikçe, mevcut işaretler bazen yetersiz kalabiliyor. Parantez içine sıkıştırılanların ciddiyeti kaybolabiliyor, tırnak işaretleri her zaman güçlü bir vurgu sağlayamayabiliyor. Muhtemelen bu yüzden yeni önerilerin çoğu, var olan işaretlerin türevleri olarak ortaya çıkıyor.



Yine de şunu kabul etmek lazım: Yenilik her zaman heyecanla karşılanmaz. Özellikle yazı gibi alışkanlık temelli bir alanda, yeni semboller benimsemek giderek zorlaşıyor. Elimizin yatkın olduğu sembollere yenisini eklemek yorucu ve başarısız bir eylem olarak kalabilir. Mesela ters soru işaretini ele alalım. Hangimiz bunu bir çırpıda çizebiliriz ki? Biraz diğer elimizi kullanarak yazmaya benziyor; kalem tutmayı yeni öğrenen bir çocuğun acemi denemesi sanki.


İşler karmaşıklaştıkça dudak bükmeye o kadar yatkın oluyor. Hatta bunu sadece edebiyatta da görmüyoruz. Mesela aşağıdaki görsele bakın. Müzikte en çok kullanılan sembol, sol anahtarıdır. Biraz da karmaşıktır (çizmeyi bilmiyorsanız ilk bakışta daha da zor gelecektir) ki insanı sinir eder. Besteciler bile bir noktadan sonra doğal olarak umursamamış ya da kendince bir şekle bürümüş. (Beethoven, insan biraz uğraşır… Schubert, otur 100 puan!)


Bazı ünlü bestecilerin sol anahtarı çizimleri - Kaynak
Bazı ünlü bestecilerin sol anahtarı çizimleri - Kaynak

Evet, bu tür semboller, işaretler önemliler. Anlam içerirler, anlamları çeşitlendirirler. En basit tabiriyle gereklidirler. Günümüzde noktalama işaretlerinin kurallar dışı kullanımı arttıkça, aslında daha da önemli hale gelirler.


Klavyenize bakın, birçok sembol göreceksiniz. Dikkat etmediğiniz, klavyeden klavyeye yerleri ve adedi değişen, birçoğunu belki de hiç kullanmadığınız ya da nerede/nasıl kullanacağınızı bilmediğiniz çiziktirmeler.


Edebiyat dışında ise güncel yazışmalarımızda çok sade dil ve işaret kullanımımız var. Yine de ara sıra ortaya çıkan duygu durumlarını ise emojilerle sağlıyoruz. Parantez içinde belirteceğimiz ironik bir durumu, gözlerini deviren bir suratla verebiliyoruz mesela. Şaşkınlığımızı ünlemle değil, gözleri büyümüş ve yüzü kızarmış bir başka suratla. Çünkü daha kolay, pratik, hızlı, renkli, çeşitli.



Dil, kültür, duyguların çeşitliliği, edebi bilgi birikimi, güncel bakış açısı… Bunlar değiştikçe ihtiyaçlar da nasibini alıyor. Buna rağmen çoğu zaman elimizdekilerle yetiniyoruz. İnsanlık soyut değerlerini ve ihtiyaçlarını görmezden geliyor gibi görünüyor. Elbette farklılaşma çabası içine girmek demek değil bu. Ancak elimizdekilerin dışında çıkmamak bazen dilin mekanik ve kuralcı bir yapıya sıkıştığı hissini de beraberinde getiriyor.

Comments


Let Me Know What You Think

Thanks for submitting!

© 2023 by Sarnav. Powered and secured by Wix

bottom of page