Modern İletişimin Yeni Dili
- 2 days ago
- 4 min read
Kültürler, nesiller ve sınırlar arasında hızla yayılan görsel anlatım gücü
Hepimiz artık dilimize yerleşmiş olan meme (mim) kavramına aşinayız. Onları görüyor, belki de maruz kalıyor ve kullanıyoruz. Hareketli resimler (GIF) ya da kalıp görseller olarak hayatımıza iyice girmiş durumdalar. Küresel anlamda algımıza ve dilimize yerleştiler. Peki ama neden? Onları kullanmayı neden bu kadar seviyoruz? Bu bağlılığın ardında bir anlam var mı? Gelin bu konuyu beraber düşünelim.
Meme = Bir kültür içinde kişiden kişiye hızla yayılan bir fikir, davranış veya tarzdır.
Not: Yazı boyunca özgün kullanımı olan “meme” şeklinde yazmaya devam edeceğim.

Uzun uzadıya belirtmeye gerek yok: Burada değineceğimiz ve dijitale uzanan meme kavramı, ismen böyle doğmamış olsa bile internetle birlikte büyüdü. Yaşanılan şehrin her yerinde görülebilen çıkartmalar ve posterler aslında bunun bilinen gündelik ve fiziksel örneklerindendir. Elbette bunlar insanın duyurmak istediklerinin yansımasından ibarettir. Ancak bunu dijital ortamda görsele dönüştürmek ve diğerleriyle paylaşmak, sosyal ağlarımızın gücü sayesinde çok daha hızlı gelişti. Artık iletişimle eş anlamlılar diyebiliriz.
Mizacı körükleyen, anlatımı kolaylaştıran yapısı sayesinde hepimiz benimsedik. Kültürleri ve sınırları aşan bu içerikler, iletişimin ortak paydası hâline geleli onlarca yıl oluyor.
Evet, onlarla yerel anlamda karşılaşmak, onları fark etmek veya içselleştirmek herkeste farklı şekillerde tezahür etmiş olabilir. Yine de interneti bir sınıf olarak düşünürsek meme üretenler/tüketenler sınıfın haylaz çocukları olarak görülürdü. Fakat işler nasıl yürür bilirsiniz: Çocuklar bazen anlamını bilseler de bilmeseler de bir şeyi anlatır ve tepki beklerler. Söyledikleri komik olmayabilir, başkasından duymuş da olabilirler. Ancak anlatırken o an sadece onlara aittir. Sonra bunu duyanlar da diğerlerine anlatır. Gitgide yayıldıkça herkesin bildiği bir şeye dönüşür. Hatta normalleşir. Memeler de tam olarak böyledir. Mizacımızı yansıtan üretimlerimizin başkalarına ulaşmasını, bir mesaj vermesini ya da onlarda iyi ya da kötü bir tepki uyandırmasını isteriz.

Bence en önemli yanı, bir tür mantıksal bariyeri aşabilmesinde yatıyor. Şöyle düşünelim: İki kişi var ve birbirinin dilini bilmiyor. Nasıl anlaşırlardı? Elbette ikisinin de hâkim olduğu jest ve mimiklerle. Bazen bunlarda bile farklılıklar ve karışıklıklar yaşanabilir. Daha evrensel bir çözüm ise küresel boyutta anlam kazanmış sesler, işaretler ve çizimlerdir. Örneğin dünyanın neresine gidersek gidelim, trafik işaretlerinin büyük çoğunluğunu anlarız. Bunun için o dili ya da kültürü bilmemiz gerekmez. Anlam ortaktır.
Memeler de böyle işler. Büyük bir kısmı doğal olarak anlaşılabilir ya da kavranması kolaydır. Belki zaman geçtikçe bazı içeriklerin anlamı veya etkisi zayıflayabilir. Aksine, geçmişten gün yüzüne çıkarılan bir görsel, o dönemin ruhunu oldukça iyi ifade edebilir. Bu da bize memelerin aslında bir o kadar da ölümsüz olabildiğini gösterir.
Geçerlilikleri, içinde barındırdıklarına bağlı olarak nesiller arası iletişimi sağlamaya yardımcı bile olabilir. Algımızın bireysel olarak değişebilmesi bir yana, insanlığın dönemsel olarak ürettiği yeni kavramlar arasında köprü kurabilecek yetkinliktedirler. Bu, geçmişten birinin komik bir fotoğrafıyla ya da altına yazılmış bir metinle canlanabilir. İnternetin kapsayıcılığı öyle güçlü ve derin ki, gelişim tek taraflı olmak zorunda değil. Neredeyse hiçbir şeyin kaybolmadığı bu küresel ağda geçmiş ve gelecek el ele tutuşup birbirini anlayabilir.
İşte memeler de burada devreye giriyor. Günümüzdeki herhangi bir çocuğun, bir zamanlar herkesçe tanınan kişiler hakkında fikir sahibi olmasının birincil nedenlerinden biri bile sayılabilir. Çünkü aynı zamanda öğretici olmaya da müsaittir. Kişileri, yaşanmış olayları, bilimsel bilgileri ya da farklı kavram ve duyguları anlamak için ilgi çekici bir yöntem sunar. Kişinin kendi memelerini oluşturabilmesi ve bundan faydalanabilmesi de mümkündür. Bu da kişiyi katılımcı ve üretici olmaya teşvik eder.

Çok yöne çekilebildiği için esnek ve kullanışlı olan memeler; mantıksal, kültürel, dönemsel ve eğitsel boyutlarda zenginlikler barındırır. Kişinin duygu ve düşüncelerini, tıpkı deyimler ve atasözleri gibi kalıba dökerek anlatımı basitleştirir, netlik kazandırır. Çünkü bu kalıplarda aslında katmanlı anlamlar yatar ve kişi değinmek istediğini bunlara yedirir. Yeniden uyarlanabilir yapısıyla arkadaşlar arasındaki mizacı, belli bir fikre sahip gruplar içindeki anlayışı ya da küresel ölçekteki mizahı ortaya çıkarabilir. Kişisel anlamda bir öykü anlatıcılığına da ön ayak olabilir. Öyle ki bunların hepsi metin bile içermeden, sadece görseller aracılığıyla kurulabilir.
Günümüzde sözcüklerle ifade edemediklerimizi bu tür hareketli ya da sabit görsellerle iletiyoruz. Hatta bunu alışkanlık hâline getirenler bile var. Kullandığımız resimcelerden (emoji) daha etkili olup hızla yayılabiliyor, benimsenebiliyor ya da tam tersi dışlanabiliyorlar.
Son olarak şunu belirtmek gerek: Memeler özgür bir yapıya sahiptir. Büyük çoğunluğunun nereden çıktığı, detaylı araştırılmadıkça pek bilinmez. Bu serbestliğin ardında yatan şey, yeniden kullanılmaya ve çeşitli biçimlere sokulmaya son derece elverişli olmalarıdır. Üretkenliğe ve ifade özgürlüğüne kattıkları çeşitlilik, her yaştan ve görüşten insanın kendine uygun memeler bulabilmesini/yaratabilmesini sağlar. Bu da memelerin varlığını diri ve güncel tutar. Sokaktaki çocuk da bilir, internetle içli dışlı olan politikacı da. İkisi de kendi yararına (havalı görünmek ya da iletişim kurabilmek için) kullanabilir.
Unutmamak gerekir ki, her yenilikte olduğu gibi memelerin de etkileri olumlu olabildiği kadar sınırları aşabilecek noktaya da varabilir. Bu tamamen onlara nasıl şekil verdiğimizle alakalıdır. Sonuçta memeler, içinde bulunduğumuz sosyal medya çağında yeni dilimiz, yeni iletişim yöntemimiz diyebiliriz. Her alanda, her konuda, her anlamda oluşturulabilirler. Eğlence ve eğitim aracı olabildikleri kadar yönlendirici söylem ve taraflı propaganda amacıyla da kullanılabilirler.
Konu hakkında fazlasını öğrenmek isterseniz şu videoyu tavsiye edebilirim.





Comments